YANGIN YERİM

YANGIN YERİM Bir insan hem bu kadar yakın, Hem bu kadar uzak olabilir mi... [Adını anınca titrer içim, Sessiz geceler üstüme yıkılır. Bir adım atsak kavuşur gibiyiz, Ama kader aramıza duvar örer. Gözlerin düşer aklıma ansızın, Yokluğun en ağır yük olur bana. Ne unuturum ne de vazgeçerim, Sen kaldın içimde kapanmaz yara. Ne dua söktü ne zaman geçti, İçimde büyüyen bu sızı dinmedi. Bir yanım seni çağırır hâlâ, Bir yanım çoktan tükenip gitti. Yanarım, yanarım, yine yanarım, Kor olmuş kalbimde seni taşırım. Savrulurum rüzgâra küller gibi, Denizlere düşer gözyaşlarım. Yanarım, yanarım, ateşe dönerim, Geceye karışan duman olur giderim. Yağmura karışıp şehrine yağarım, Belki bir damlada beni hatırlarsın. Bir ömür sürdü sandığım düşler, Sabaha varmadan dağılıp gitti. Sen başka kıyılarda kaybolurken, Ben senden kalan izleri biriktirdim. Kader dediğim kör bir sokakta, Sesini aradım her geçen yılda. Kimse dolduramadı yerini, Eksik kaldım en güzel çağımda. Küllerim savrulur uzak diyarlara, Adın yankılanır boş duvarlarda. Ne kadar kaçarsam kaçayım senden, Kalbim döner yine aynı yangınlara. Yanarım, yanarım, durmadan yanarım, Senden kalan acıyla yaşarım. Denize düşer, yağmura karışırım, Bir gün döner diye yollarına bakarım. [kırık vokal, fısıltıyla] Sen gittin... Ben hâlâ aynı yangında kaldım...