Gurbet Akşamı 🔏

Gurbet Akşamı Yine akşam oldu, çöktü bir hüzün, Soldu bahçelerde çiçeği yazın. Yorgun sularında ağlayan sazın, Sesi yankılanır ıssız derede. ~~ Yollar uzar gider, bitmez bu çile, Hasret rüzgârıyla düştük bu hâle. Gönül bir kuş gibi gelmez mi dile? Umudun ışığı sönük nerede? ~~ Gözümde tütüyor eski hatıra, Sığmıyor dertlerim birkaç satıra. Kader bizi vurdu taştan katıra, Savrulduk rüzgârla gurbet her yerde. ~~ Gurbetin dumanı tüter başımda, Zehrin tadı kalmış ekmek aşımda. Kurumaz pınarlar gözüm yaşında, Ömür bir masalmış, bitti nerede? ~~ Bulutlar sarıyor dertli başımı, Kimseler silmiyor kanlı yaşımı. Gömün bir kenara garip taşımı, Dostun vefası da nerede kalmış, ~~ Geceler bir zindan, sönmüyor kandil, Lâl oldu dudağımda konuşan bu dil. Alnımın yazısı silinmez, ha sil, Kaderin çizgisi bitti nerede? ~~ Bir yaprak misali koptum dalımdan, Kimse anlamadı garip halimden. Tutacak bir el yok tutsun elimden, Yuvamın sıcaklığı nerede kaldı, ~~ Sessizce eririm mum gibi burda, Yüreğim yem oldu kuşa ve kurda. Hasretle bakarım o uzak yurda, Sılaya giden yol bittiyse ~~ Turnalar uçuyor, kanadı kırık, İçimde dinmeyen bir hıçkırıktık. Kapandı kapılar, her yer karanlık, Aydınlık sabahlar kaldı nerede? ~~ Zamanın çarkına takıldı ruhum, Deryada kaybolan sahipsiz nuhum. Gidiyor elimden sonuncu ahım, Gençliğin rüzgârı esti nerede? ~~ Yorgunum hayatın dik yokuşunda, Bir hüzün saklıdır kuşun uçuşunda. Kaderin o soğuk, sert bakışında, Merhamet kırıntısı kaldı nerede? ~~ Cemre'yim, ben son fasıl kapandı artık, Hayaller darmadağın, umutlar yıkık. Bu gurbet elinde biz öksüz kaldık, Vuslatın kapısı kapanmış Biz nerede kaldık.. Cemre yaman