(131) 26.Lem'a/11, Sh 268 | 14. Reca/2 | 4-6. Mertebe-i Nuriye-i Hasbiye | Ölüm firâk değil visâldir
Dördüncü Mertebe-i Nûriye-i Hasbiye: Bir vakit ihtiyârlık, gurbet, hastalık, mağlûbiyet gibi vücûdumu sarsan ârızalar, bir gaflet zamanıma rast gelip, şiddetle alâkadâr ve meftun olduğum vücûdumu, belki mahlûkātın vücûdlarını ademe gidiyorlar diye Sayfa 269 elîm bir endişe verirken, yine bu âyet-i hasbiyeye mürâcaat ettim. Dedi: “Ma‘nâma dikkat et ve îmân dürbünüyle bak!” Ben de baktım ve îmân gözüyle gördüm ki, bu zerrecik vücûdum, her mü’minin vücûdu gibi hadsiz bir vücûdun aynası, ve nihâyetsiz bir inbisât ile hadsiz vücûdları kazanmaya bir vesîle ve kendinden daha kıymetdar, bâkî müteaddid vücûdları meyve veren bir kelime-i hikmet olduğunu.. ve mensubiyet cihetiyle bir an yaşaması, ebedî bir vücûd kadar kıymetdar olduğunu, ilmelyakîn ile bildim. Çünkü şuûr-u îmân ile bu vücûdum Vâcibü’l-Vücûd’un eseri ve san‘atı ve cilvesi olduğunu anlamakla, vahşi evhâmdan ve hadsiz firâklardan ve hadsiz mufârakat ve firâkların elemlerinden kurtulup mevcûdâta, hususan zîhayatlara taalluk eden ef‘âl ve esmâ-yı İlâhiye adedince uhuvvet râbıtalarıyla, münâsebet peydâ eylediğim bütün sevdiğim mevcûdâta, muvakkat bir firâk içinde dâimî bir visâl var olduğunu bildim. İşte îmân ile ve îmândaki intisâb ile, her mü’min gibi, bu vücûdum dahi hadsiz vücûdların firâksız envârını kazanır. Kendi gitse de onlar arkada kaldığından, kendisi kalmış gibi memnun olur. Hulâsa: Ölüm firâk değildir, bir visâldir, bir tebdîl-i mekândır, bâkî bir meyveyi sünbül vermektir. Beşinci Mertebe-i Nûriye-i Hasbiye: Yine bir vakit, hayatım çok ağır şerâit ile sarsıldı. Ve nazar-ı dikkatimi ömre ve hayata çevirdi. Gördüm ki, ömrüm koşarak gidiyor. Âhirete yakınlaşmış. Hayatım dahi tazyîkāt altında sönmeye yüz tutmuş. Halbuki Hayy ismine dâir risâlede îzâh edilen hayatın mühim vazîfeleri ve büyük meziyetleri ve kıymetdar fâideleri, böyle çabuk sönmeye değil, belki uzun yaşamaya lâyıktır diye müteellimâne düşündüm. Yine üstâdım olan حَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَك۪يلُ âyetine mürâcaat ettim. Dedi ki: “Sana hayatı veren Hayy-ı Kayyûm’a göre hayata bak!” Ben de baktım, gördüm ki, hayatımın bana bakması bir ise, Zât-ı Hayy-ı Kayyûm’a bakması yüzdür. Ve bana âit neticesi bir ise, Hâlikıma âit bindir. Şu halde marzî-i İlâhî dâiresinde bir an yaşaması kâfîdir, uzun zaman istemez. Bu hakîkat, dört mes’ele ile beyân ediliyor. Ölü olmayanlar veyahut diri olmak isteyenler, hayatın mâhiyetini ve hakîkatini ve hakîkî hukukunu o dört mes’ele içinde arasınlar, bulsunlar ve dirilsinler. Hulâsası şudur ki: Hayat, Zât-ı Hayy-ı Kayyûm’a baktıkça ve îmân dahi hayata hayat ve ruh oldukça bekā bulur. Hem bâkî meyveler verir, hem öyle yükselir ki, sermediyet cilvesini alır. Daha ömrün kısalığına ve uzunluğuna bakılmaz. Altıncı Mertebe-i Nûriye-i Hasbiye: Mufârakat-i umûmiye hengâmında olan ve harâb-ı dünyâdan haber veren âhirzaman hâdisâtı içinde Sayfa 270 mufârakat-i husûsiyemi ihtâr eden ihtiyârlık ve âhir ömrümde bir hassâsiyet-i fevkalâde ile fıtratımdaki cemâlperestlik ve güzellik sevdâsı ve kemâlâta meftuniyet hisleri inkişâf ettikleri bir zamanda, dâimî tahrîbâtçı olan zevâl ve fenâ ve mütemâdî tefrîk edici olan mevt ve adem, dehşetli bir sûrette bu güzel dünyayı ve bu güzel mahlûkātı hırpaladığını ve parça parça edip güzelliklerini bozduğunu fevkalâde bir şuûr ve teessür ile gördüm. Fıtratımdaki aşk-ı mecâzî, bu hâle karşı şiddetli galeyân ve isyan ettiği zamanda, bir medâr-ı teselli bulmak için yine bu âyet-i hasbiyeye mürâcaat ettim. Dedi: “Beni oku ve dikkatle ma‘nâma bak!” Ben de Sûre-i Nûr’daki اَللّٰهُ نُورُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ ilâ âhirihî âyetinin rasadhânesine girip, îmânın dürbünüyle bu âyet-i hasbiyenin en uzak tabakalarına ve şuûr-u îmânî hurdebîniyle en ince esrârına baktım, gördüm. Nasıl ki aynalar, şişeler ve şeffaf şeyler, hatta kabarcıklar, güneş ziyâsının gizli ve çeşit çeşit cemâlini ve o ziyânın elvân-ı seb‘a denilen yedi renginin mütenevvi‘ güzelliklerini gösteriyorlar. Ve teceddüd ve taharrükleriyle ve ayrı ayrı kābiliyetleriyle inkisârâtlarıyla o cemâli ve o güzellikleri tazelendiriyorlar. Ve inkisârâtlarıyla güneşin ve ziyâsının ve elvân-ı seb‘asının gizli güzelliklerini güzel izhâr ediyorlar. Aynen öyle de, Şems-i Ezel ve Ebed olan Cemîl-i Zülcelâl’in cemâl-i kudsîsine ve nihâyetsiz güzel esmâ-yı hüsnâsının sermedî güzelliklerine aynadârlık edip cilvelerinin tazelenmesi için bu güzel masnû‘lar ve bu tatlı mahlûklar ve bu cemâlli mevcûdât, hiç durmayarak gelip gidiyorlar. Kendilerinde görünen güzellikler ve cemâller, kendilerinin malı olmadığını, belki tezâhür etmek isteyen sermedî ve mukaddes bir cemâlin ve dâimî tecellî eden ve görünmek isteyen mücerred ve münezzeh bir hüsnün işaretleri ve alâmetleri ve cilveleri olduğunu bildiriyorlar. Ve bu hakîkatin pek çok kuvvetli delilleri,...

(132) 26.Lem'a/12, Sh 271 | 15. Reca | Zevâl-i elem manevî lezzet olmasından bir nevi ibâdet sayılır

Cinlerle ve Hayvanlarla Konuşan HZ. SÜLEYMAN! | Yapay Zeka Canlandırmalı Peygamberler Serisi B4

IMPORTANT ANNOUNCEMENT ❌️🤬I WISH YOU HADN'T SPIT ON IT; THERE'S NO RESPECT LEFT, I SAY SHAME ON Y...

(132) 33.Mektup (Pencereler Risalesi) | Rabbimiz her şeyden zatını gösteren pencereler açmıştır.

Mesnevi Sohbetleri 11.Bölüm(2.Dönem) Dr. Mahmut Nedim Aysoy

New EU Immigration Law in Europe and Economic Crisis in Germany! What Awaits Expatriates and Reti...

“BANA YEMEK VER, EŞINI İYILEŞTIREYIM!” DEDI… MILYONER İNANMADI, TA KI İMKÂNSIZ GERÇEKLEŞENE KADAR

Güzel Ahlâk Terbiyesi / Nail Dural Hocaefendi / 06 Haziran 2026 Sohbeti

(134) 33.Mektup 4-5.Pencere | Duaların kabulü; san'atlı ve nakışlı varlıkların vahdete delaleti.

Why Was the Expat's Car Confiscated? 185-Day Shock, Road Home 2026

Young Afghan girls insisted on coming to our home! Hazaras are at risk from the Taliban?🇦🇫

Fakir genç güzeli kurtardı, meğer en zenginin kızıymış! 10 milyarla evlenmeye geldi!

(145) 32.Söz/10, Sh 284 | Hatime |Arabî bir tefekkür. Kabirde tohum hükmünde acbü’z-zeneb bâkî kalır

(133) 33.Mektup 1-3.Pencere | İhtiyaçların karşılanması; muntazam suretler; ve terbiye delili.

AVRUPALI LİDERLER ÇARK ETTİ: ERDOĞAN'IN AYAĞINA KADAR GELDİLER! İSTEKLERİ BAKIN NELER

Building an Amazing Underground Den Deep in the Wild | Full Process

Köylüler Dul Adamın Dilenci Kızla Evliliğine Güldü – Yıllar Sonra Servetleri Şoke Etti!

Salavatın Ehemmiyeti-2 I Süleyman MALKOÇ

IS THE IDENTITY OF DHUL-QARNAYN FINALLY BEING SOLVED? What Do the Quran and History Say? / Talha ...

