Yarım kalan dua...

Bir gece yarısı düşer akla, sızlatır ince bir yeri, Ne geri dönebilir insan, ne silebilir o günleri. Kelimeler düğümlenir boğazda, susar da konuşamazsın, Yarım kalan bir aşkın yükünü, tek başına taşıyamazsın. Gözlerin gözlerime değdiği o ilk mukaddes an, Sanki durmuştu zaman, sanki durmuştu o an yalan. Şimdi her köşe başında bir gölgen, bir fısıltın var, Arkanda bıraktığın o enkazda, koskoca bir yangın var. Biz seninle aynı gökyüzünün altında, yabancı iki hece, Gündüzümüz ayrı yollarda kayıp, aynı dertle başlar gece. Bir ömür boyu sürecek sandığımız o masal bitti, Rüzgar aldı hayalleri, savurdu, uzaklara gitti. Birikmişti avuçlarımda sana dair ne varsa, ey yar! Şimdi her biri kırık dökük, her biri ruhumu acıtır, yakar. Söylenmemiş itiraflar saklı o suskun dudaklarımda, Gözyaşı olup akıyorsun şimdi, solan yanaklarımda. Ne çok hayal kurmuştuk oysa, küçük bir ev, sıcak bir yuva, Şimdi her biri hüzne boyandı, döndü dumanlı bir buluta. Kader yazmadı bizi yan yana, yollar ayrıldı aniden, Bir daha sevebilir mi bu yürek, bir başkasını yeniden? Adın dilimde bir yemin gibiydi, her nefeste hecelediğim, Sen benim bu hayatta, son nefesime kadar özleyeceğim. Ama nasip değilmiş vuslat, ayrılık yazılmış alına, Dokunamadan bitti bu sevda, o güzel hayalin aslına. Gidişinle devrildi bütün şehir, yıkıldı o eski duvarlar, Senden geriye sadece, söküp atamadığım o anılar var. Bir yanım hala inanmak ister, döneceğin o güne, Bir yanım çoktan küsmüş, hayata da, dününe de... Şimdi avuçlarımı açıp, göğe yükselen o sessiz nidada, Adın saklı kalacak her zaman, o yarım kalan duada. Sen benim yaşanmamış gençliğim, bitmeyen sızımsın, Alınmayan sevgiler içinde, en parlak yıldızımsın...