İlim talebesi, tarikat talebesinden üstündür! - Mektubat şerhi, 48. Mektup / Kerem Önder
İlim talebesi, tarikat talebesinden üstündür! - Mektubat şerhi, 48. Mektup / Kerem Önder وَلْتَكُن مِّنكُمْ أُمَّةٌ يَدْعُونَ إِلَى الْخَيْرِ وَيَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنكَرِ وَأُوْلَئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ ﴿١٠٤﴾ “Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır." (Ali imran 104) “Sonra âlimler, emr-i ma'ruf ve nehy-i münkerin her ne kadar bütün ümmet-i Muhammed'e vacib ise de, ümmet içinde bunu yerine getiren bir kısım bulunduğu zaman, bu mükellefiyetin diğerlerinden düşeceğini belirtmişlerdir. Bunun bir benzeri de Cenâb-ı Allah'ın, "Gerek hafif, gerek ağırlıklı olarak elbirlik (savaşa) çıkın" (Tevbe, 41) âyeti ile "Eğer elbirlik çıkmazsanız, (Allah) sizi pek acıklı bir azaba duçar eder" rrevt», 39) âyetidir. Buna göre, buradaki emirler umumidir. Sonra bu işe yetecek bir grup mevcut olduğu zaman, bu mükellefiyet diğer mü'minlerden düşer. 2- Bu mükellefiyet, din âlimleri içindir. Bunun böyle olduğuna şu iki şey delâlet eder: Birincisi: Bu âyet, üç emri ihtiva etmektedir: Hayra davet, iyiliği emretme ve kötülükten sakındırma.. Hayra davetin, hayrın, ma'rufun ve münkerin ne olduğunu bilme şartına bağlı olduğu herkesçe malumdur. Çünkü cahil kişi, çoğu kez insanları bâtıla davet eder, münkeri emrederken, ma'ruf (iyi) olanı yasaklar. Yine çoğu kez o, kendi mezhebindeki hükmü bilir ama başkasının mezhebindeki hükmü bilmez. Böylece de başkasını, mezhebinde münker olmayan şeyden yasaklamış olur. Yine cahil bazan yumuşak davranması gereken yerde sert, sert davranması gereken yerde yumuşak olur ve bazan günahta devamını artıracak kimselere nehy-i münker yapar. Böylece bu mükellefiyetin din âlimleri için olduğu kesinleşir. Âlimlerin, ümmetin bir kısmını teşki ettiklerinde şüphe yoktur. Bunun bir benzeri de 'O (mü'minlerin) her kısmından, din hususunda iyice ilim sahibi olmaları için bir takımın bulunması gerekmez miydi?" (Tevbe 122) âyetidir. Bu âyet, şu üç mükellefiyeti ihtiva eder; hayra davet, ma'rufu (iyiyi) emretme ve münkeri (kötüyü) nehyetme... Bu üç şeyin, aralarında olan atıf vâvlarından ötürü, birbirlerinden farklı şeyler olması gerekir. Binâenaleyh biz şöyle deriz: Hayra davetin en faziletlisi, Allah'ın zâtını ve sıfatlarını bildirip O'nun mümkin varlıklara benzemekten münezzeh olduğuna inanmaya davettir. Biz, Hakk'a davetin, işte bu mânaya geldiğini söylüyoruz. Çünkü Cenâb-ı Allah, "Rabb'İnin yoluna hikmet ile davet et..." (Naw, 125) ve "De ki: "İşte bu benim yolumdur. Ben ve bana tâbi olanlar, Allah'a bir basiret (ilim) üzere davet ediyoruz. (Körü körüne değil...)" (Yusut, 108) buyurmuştur. Bazı âlimler, fâsık (günahkâr) kimsenin emr-i ma'ruf nehy-i münker yapamayacağına bu âyeti delil getire- re, "Çünkü âyet, bu işi yapanların kurtuluşa erenler-den olduğunu göstermektedir. Halbuki fâsıklar, felaha erenlerden değildir. Binâenaleyh bilhassa emr-i ma'ruf yapan kimsenin fâsık olmaması gerekir" demişlerdir. Bunlara şöyle cevap verilmiştir: "Bu ifâde, tağlib (ekseriyeti nazar-ı itibare alma) yoluyla getirilmiştir. Çünkü genelde zahire göre, bu işi yapan kimse, ancak kendi hallerini düzelttikten sonra bu işe başlar. Zira akıllı insan, kendi işlerini, başkasının işlerinden önce yapar." Sonra fâsıkın bu işi yapamayacağını söyleyenler, görüşlerini şu âyetlerle de desteklemişlerdir: "Siz insanlara iyiliği emreder de kendinizi unutur musunuz?" (Bakara, 44); "Ey imân edenler, yapmayacağınız şeyi niçin söylüyorsunuz. Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük bir buğzu gerektirir" (Saf. 2-3). Bir de, eğer bu caiz olsaydı, bir kadınla zina eden kimsenin, o kadına "niçin yüzünü açıyorsun (tesettüre riayet etmiyorsun?)" diye emr-i ma'ruf yapması caiz olurdu. Halbuki bunun son derece çirkin olduğu malumdur. Âlimler, fâsıkın emr-i ma'ruf yapabileceğini söylemişlerdir. Çünkü ona hem yaptığı kötü işi bırakmak, hem de başkalarını o kötü işten uzaklaştırmaya çalışmak vacibtir. Onun, bu vaciblerden bir tarafı yapmaması yüzünden, diğerini de yapmaması gerekmez. -------------------------------------------------------------------------------- Kanalımıza üye olmak için tıkla: / @ihramcızade-ilimyayma Web / https://keremonder.com Facebook / / kereminden Instagram / / kerem_onder Instagram / / ihramcizaderesmi Twitter / / keremonder1 Podcast / https://anchor.fm/keremonder fıkıh, din, ilim, tefsir, fıkıh, kerem önder, dini hikayeler, siyer, ihramcızade, kur'an, islam, dini videolar, sohbet, kerem önder 2019, müslüman, peygamber efendimiz, dini sohbet, islamiyet, kerem önder resmi, önder hoca, kerem, önder, ilim yayma, ihramcızade ilim yayma, kerem onder, dini sohbetler,Allah,

İnanmak için Allah'ı görmeyi mi bekliyorsun? / Kerem Önder

İnsan, muhtaç yaratıldı! - Mektubat şerhi, 45. Mektup / Kerem Önder

Müslüman işçi, kafir patrondan üstündür - Mektubat şerhi 23. Mektup / Kerem Önder

Sürekli 'Ben Aleviyim' Diyor? | Turgay Güler Yorumluyor

Hüseyin Kumaş- Hz İlyas- Hz. Hızır Aleyhisselam (Hıdrellez)-Ehl-i Sünnet Çizgisi

Hz. Süleyman Filmi | Cinler, Şeytanlar ve İlahi Güç | Türkçe Full Film

Kabil'in Neslinden Gelenlere Karşı: Allah'ın Hediyesi Hz. Şit (as)

There Is No Such Thing as a Meaningless Dream! The Unknown Secret of Dreams | Mehmet Ali Bulut

Mektubat-ı Rabbani Dersi ( 48. Mektup ) | Mesut Güneş

Farzı bırakıyor, nafile kılıyorsun! Bu nasıl ticaret? - Mektubat şerhi 29. Mektup / Kerem Önder

Kur'an'ı herkes anlayabilir mi? / 12.02.2019 / Kerem Önder

En kaliteli psikolog: Zikir / Kerem Önder

Allah'ın yardımı göz kırpmak kadar kolay! / 06.03.2018 / Kerem Önder

Ruh ve beden ilişkisi - Mektubat şerhi, 22. Mektup / Kerem Önder

Artık gözün keskin ve ahireti görüyorsun... / 19.04.2019 / Kerem Önder

Sen yapmadın, Allah yaptı! / 26.03.2019 / Kerem Önder

The Dilemma of Those in Hell? - Interpretation of Surah Rahman 39-45 / Kerem Önder

Her Şeyi Allah Yarattı, Peki Allah’ı Kim Yarattı? | Bâb-ı Reyyan | 11.03.2026 | DOST TV

Ehli Sünnet doğru yol mu? Emin misin? / Kerem Önder

