Değil bedeni, kefeni bile hiç bir şey olmamış. Seyda Hazretleri ile bir sözü vardı.

“İlim öğrenmek, erkek ve kadın her müslümanın üzerine farzdır.” (İbn-i Abdulberr, Muhtar) “Âlimler peygamberlerin varisleridir.” (Ebû Davud, Tirmizî) “Allah, kime hayır dilerse onu dinde fakih (anlayışlı) kılar.” (İbn-i Mâce) Bu hadis-i şeriflerden özellikle birincisi, bütün müslümanların ilimle yükümlü olduğunu yoruma gerek kalmayacak açıklıkta ifade ediyor. İlim, bütün farzlardan önce gelen farzdır. Ve biz bugünün müslümanları, bize ne oluyor ki ilim ve bilgi bu kadar uzağımızda? Kalbimizin, işlerimizin ve inananlar arasındaki hukukun bilgisinden niçin bu kadar uzağız? Ve bu bilme farziyetini yerine getirmeden nasıl kurtuluşumuzu ümid edeceğiz? ( HAYAT DENGEMİZ S:27 )