Mustafa Kemal Atatürk - Filistin Cephesi
Bir kişi Mustafa Kemal'in Filistin Cephesinde Başarısızlık ile Şuçlamakta! Atatürk düşmanları tarafından yanlış ve maksatlı bilgi yayılmakta. Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı’nın son safhasında yaşadığı çözülme süreci, bu gerçeğin en çarpıcı örneklerinden biridir. Bu çözülmenin ortasında ise bir komutan vardır ki, yenilgiyi kabullenmiş bir imparatorluğun küllerinden yeni bir devletin sınırlarını zihninde çoktan çizmiştir: Mustafa Kemal Paşa. Filistin Cephesi: Çok Cepheli Bir Çöküş 1917–1918 yıllarında Filistin–Suriye Cephesi, Osmanlı Devleti için yalnızca bir askerî cephe değil, aynı zamanda siyasî ve toplumsal çözülmenin sahnesidir. İngilizler bu cephede tarihte ilk kez bu ölçekte hava, deniz ve kara kuvvetlerini entegre biçimde kullanmıştır. General Allenby komutasındaki İngiliz ordusu, Akdeniz’den donanma desteği alırken, Kraliyet Hava Kuvvetleri Osmanlı mevzilerini sürekli bombalamış, karadan ise düzenli birliklerle ilerlemiştir. Bu tabloya bir de Arap isyanı eklenmiştir. İngilizlerin vaatleriyle Osmanlı’ya karşı kışkırtılan Arap aşiretleri, cephe gerisinde Osmanlı ordusunun ikmal hatlarını vurmuş, haberleşmeyi kesmiş ve askerî çözülmeyi hızlandırmıştır. Filistin Cephesi’nde Osmanlı ordusu on binlerce şehit vermiş, yüz binleri bulan asker ise ölü, yaralı, esir ve kayıp olarak cepheden çekilmiştir. Bu, klasik bir yenilgiden çok, sistemli bir çöküştür. Halep’in Batısında Bir Direniş Hattı İşte bu noktada sahneye Mustafa Kemal Paşa çıkar. 7. Ordu Komutanı olarak Halep’in kuzeyinde, elinde kalan yaklaşık 7–8 bin kişilik disiplinli bir kuvvetle savunma düzeni alır. Orduların dağıldığı, komuta zincirinin çöktüğü, geri çekilmenin panik hâline dönüştüğü bir ortamda Mustafa Kemal Paşa, İngilizleri Halep’in kuzeyinde durdurmayı başarır. Bu savunma yalnızca askerî bir başarı değildir. Bu, Osmanlı ordusunun tamamen dağılmasını engelleyen, daha da önemlisi Anadolu’nun kapısını kapatan bir duruştur. Mustafa Kemal Paşa, burada ilk kez fiilen şu çizgiyi çizer: “Buradan sonrası Anadolu’dur ve savunulacaktır.” Bu hattın önemi yıllar sonra daha net anlaşılacaktır. Çünkü bu savunma hattı, daha sonra Misak-ı Millî’nin güney sınırının fikrî temelini oluşturacaktır. Mondros ve Silahsızlandırılan Bir Ordu 30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Mütarekesi, Osmanlı Devleti için bir ateşkesten çok, fiilî bir teslim belgesidir. Ordu terhis edilecek, silahlar teslim edilecek, İtilaf Devletleri “güvenliklerini tehdit eden” herhangi bir bölgeyi işgal edebilecektir. Bu maddeler, işgalin hukuki zeminidir. Mondros’tan sonra Alman General Liman von Sanders görevden ayrılır ve Mustafa Kemal Paşa, Yıldırım Orduları Grup Komutanlığına atanır. Ancak artık savaş meydanında değil, işgal ve teslimiyet masasında mücadele başlamıştır. Mustafa Kemal Paşa, özellikle İskenderun Sancağı (Hatay) konusunda geri çekilmeye şiddetle karşı çıkar. Çünkü buranın Arap toprağı değil, Türk çoğunluklu bir bölge olduğunu çok iyi bilmektedir. Adana’dan İstanbul’a: Bir Öngörünün Doğuşu Mustafa Kemal Paşa, Adana’ya çağrılır, ardından İstanbul’a gitmesi istenir. 13 Kasım 1918’de Haydarpaşa’dan karşıya geçerken, Boğaz’da demirlemiş İtilaf donanmasını görür. Yanındakiler, işgal altındaki İstanbul manzarası karşısında derin bir üzüntü içindedir. Mustafa Kemal Paşa ise tarihe geçecek o cümleyi söyler: “Geldikleri gibi giderler.” Bu söz, ne bir teselli ne de boş bir umut cümlesidir. Bu, savaşın neden kaybedildiğini, düşmanın güçlü ve zayıf yönlerini, Türk milletinin direniş potansiyelini çok iyi analiz etmiş bir komutanın stratejik öngörüsüdür. Hatay: Bir Devlet Adamının Son Büyük Zaferi Yıllar sonra Cumhuriyet kurulur. Ancak Misak-ı Millî’nin bir parçası olan Hatay, Fransa mandası altında kalmıştır. Atatürk bu durumu asla kabullenmez ve şu ifadeyi kullanır: “Hatay benim şahsî meselemdir.” Bu söz, duygusal bir çıkış değil, tarihsel bir kararlılığın ifadesidir. Diplomasi, uluslararası denge ve askerî baskı birlikte kullanılır. 1938’de Hatay Devleti kurulur, 1939’da ise halk oylamasıyla Türkiye Cumhuriyeti topraklarına katılır. Bu gelişme, Atatürk’ün ölmeden önce kazandığı son büyük stratejik ve diplomatik başarıdır. Mustafa Kemal Paşa, Osmanlı Devleti’nin yenilgisini bir kader olarak görmemiştir. Ona göre yenilgi, yanlış yönetilmiş bir savaşın sonucudur. Halep’te durması, Mondros’a rağmen geri çekilmek istememesi, Hatay konusundaki ısrarı; hepsi aynı zihnin ürünüdür. O zihin, imparatorluğun çöktüğü yerde yeni bir devletin sınırlarını çizen zihindir. Ve tarih bize şunu açıkça gösterir: Cumhuriyet, 1919’da Samsun’da değil; 1918’de Halep’in kuzeyinde atılan o bilinçli adımlarla başlamıştır.

Ittihat ve Terakki Müzikleri - Ittihatist Music mix

Bana Trinity Derler | Bud Spencer & Terence Hill Türkçe Dublaj Kovboy Filmi

NENE HATUN VE TEBRİZ Lİ ZEYNEP PAŞA

M. KEMAL ATATÜRK ve Modern Türkiye'nin Kuruluşu (1. Bölüm)

Kurtuluş Filmi - Restorasyonlu @NostaljiTRT

Betül FZK - BOZKURT'UN 7 HİLALİ (7 Turkic Languages Epic Anthem)

WHERE IS THE FAMILY'S WEALTH?

Turkish Army Enters Syria, Major Panic in the Israeli Cabinet! Eli Cohen: If Turkey Establishes a...

Er überlebte einen NAZI-Anschlag...😳

Automatic Information Exchange Has Begun | Bank Accounts in Turkey, Tax Penalties, and Investment...

Kara Toprak

Deniz Göktaş - Ölü Deniz (2026)

Once Upon a Time in the West Best Scenes 🌀 4K

SIRRI SÜREYYA ÖNDER, Yav hele bir dur Mahmut!

KIBRIS BARIŞ HAREKATI SIRASINDA BEŞPARMAK DAĞLARI ZİRVESİNDE KALAN TANKIN HİKAYESİ

Kurtuluş Savaşı - DOĞU CEPHESİ || Bölüm 02: Zafer!
![23-Yelkenler Biçilecek [1080p]](https://i.ytimg.com/vi/FuqwJmPc_8I/hqdefault.jpg?sqp=-oaymwE9CNACELwBSFryq4qpAy8IARUAAAAAGAElAADIQj0AgKJDeAHwAQH4Af4JgALQBYoCDAgAEAEYfyAVKB0wDw==&rs=AOn4CLCP_gii_XOtVkWj63swE_BL6QHnKg)
23-Yelkenler Biçilecek [1080p]

Old Army March - O! glorious army, O! glorious soldier - Ottoman Military Song

Ali Aksoy - Altaylardan Tunaya

