Yanlış Zamanda Gelen Doğru İnsan...

Fırtınanın ortasında kalmışken yönüm, Karanlığa alışmıştı sanki her günüm. Yıkık dökük bu kalbin en enkaz yerinde, Hiç beklemezken kesişti seninle yolum. Gözlerinde gördüm kaybettiğim o baharı, Sözlerin dindiriyor içimdeki bu sızıyı. Ama sırtımda dünün o ağır kamburu var, Kader sanki bilerek yazmış bu acı yazıyı. Sen, yanlış zamanda gelen o doğru insan, Bir yanda uçurumlar, bir yanda cennetten bir alan. Kal "gitme" diyor, aklım ise darmadağın, Bu ne muazzam bir çelişki, ne zor bir imtihan... Huzur veriyor sesin, ruhumu dinlendiriyor, Ama korkularım arkamdan gölge gibi geliyor. Sana sarılmak hayata yeniden başlamak demek, Fakat geçmişin hayaletleri bizi izliyor. Hak etmediğin bir savaşın ortasındasın şimdi, Benim dünyam yangın yeri, sen bir çiğ tanesi. Seni sevmek bu hayatta yaptığım en güzel şeyken, Seni bu enkaza çekmek bencillik değil mi? Sen, yanlış zamanda gelen o doğru insan, Bir yanda uçurumlar, bir yanda cennetten bir alan. Kal "gitme" diyor, aklım ise darmadağın, Bu ne muazzam bir çelişki, ne zor bir imtihan... Zaman mı suçlu, yoksa geç kalan kader mi? Böylesi bir mucize hiç görmezden gelinir mi? Arafın tam ortasında sıkışıp kaldı kalbim; Sana "gel" demek yaralamak, "git" demek ölüm gibi... Belki başka bir hayatta, başka bir zamanda... Her şey durulduğunda, fırtına dindiğinde... Şimdilik sadece bir iç çekiş, kalpte derin bir sızı... Elveda ey ömrümün en güzel, en zamansız şarkısı...