Bediüzzaman - siyaset ilişkisi [Veysel Ayhan]

Nübüvvet ve Devlet Yazıları - 37. Bölüm ... Bediüzzaman Ankara’ya gittiğinde iki grup iki fikir cereyanıyla karşılaşır: “O gizli münafık zındıkların garblılaşmak bahanesiyle, siyaseti dinsizliğe âlet yapmalarına mukabil, bir kısım dindar ehl-i siyaset dini siyaset-i İslâmiyeye âlet etmeğe çalışmışlardı. İslâmiyet güneşi yerdeki ışıklara âlet ve tâbi olamaz. Ve âlet yapmak İslâmiyetin kıymetini tenzil etmektir, büyük bir cinayettir.” İlki devleti seküler ölçülerle kalıba sokmak isteyenler, ikincisi dindar olup, devleti dini hassasiyetler göre dizayn etmek isteyenler. Bediüzzaman ikisini de benimsemez, dini bir devlet arayışı olan Şeyh Said’e de destek vermez. Ankara’da Mustafa Kemal ile görüştüğünde kendisine milletvekilliği ve “Şark Umumî Vaizliği” teklif edilir. Bediüzzaman tıpkı ilk asırlardaki selefleri gibi (Bkz: 29. bölüm) devletten uzak durmayı tercih eder ve kabul etmez. Halbuki “Şark Umumî Vaizliği” ile her şehre gidip halkı irşat edebilirdi. Ama “Şark Umumî Vaizliği” veya milletvekilliği ile devlete eklemlenmek devletin gayri meşru faaliyetlerini savunmak zorunda bırakırdı. Bu kabul, tıpkı şu son Yezidler döneminde Diyanet İşleri Reisi olmak gibi bir şey olurdu. ... ► Veysel Ayhan'ın yazısı: https://buff.ly/3tPTWzS ► Destek olmak için:   / tr724   ► Abone olmak için: https://buff.ly/31CrcfN