Önüme Bir Çığır Geldi - Davut Sulari - Müslüm Ağbaba
Müslüm Ağbaba : Önüme bir Çığır geldi bir ucu var Şar içinde Aktarlar dükkânın açmış ne istersen var içinde Âşık Davut Suları : Ben o çığır içre girdim Göründün Didar içinde Açtım pazar , metah döktüm Dürr bir güher içinde Müslüm Ağbaba: Gir dükkâna pazar eyle Hışmın yenıip hezar eyle Ay'a , Gün'e Nazar eyle Ay Muhammed Nur içinde Aldı Sözü Sulari: Ay'a ,güne ettim Nazar füzeler Sema da gezer Marifet ilmidir sezer böyle bir hüner içinde Müslüm Ağbaba : Ay Ali'dir , Gün Muhammed Okunan seksen bin ayet Balıklar deryaya hasret Çarka döner göl içinde Âşık Davut Sulari: Ay göktedir balık gölde Biz gezeriz âlem elde Neden Felek koydu dilde Bu kadar zahar ( zahir) içinde Müslüm Ağbaba: Göl içinde çark-ı döner susuzluktan bağrı yanar Müminler secdeye iner seyir var seyir içinde Aldı Sulari ; Ben menzil de görmem hakir , Hakkı zikrediyor zakir Ne çeşit Adem bu Fakir ? (kendinden habersiz) Kurulmuş şeher (şehir) içinde Müslüm Ağbaba: Kudretten verdi o balı Bahanesi oldu Arı Dinle imdi ahu zar-ı Arı inler bal içinde Âşık Davut Sulari: Eyübün kurdudur arı , toplar her çiçekten barı Bal yapar eyler esrarı, Kudretten şeker içinde💦 Pir Sultanım e Gaziler Alnımızda ak yazılar Talip de Pir'in arzular Bülbül öter Gül içinde Davut Sulari der ,Pir Sultan Şimdi döndü terse Cihan Ne Pir kaldı, ne taibhan Gül dikenle har içinde Söz: Pir Sultan Abdal & Âşık Davut Sulari Müzik: Âşık Davut Sulari & Müslüm Ağbaba Davut Sulari Kimdir? Davut Sulari, 1925 yılında Erzincan'ın Çayırlı ilçesi'nde doğdu. Asil adi Davut Ağbaba’dir, Sulari mahlasını genç yaşından itibaren kullanmaktadır. Babası yörenin saygın dedelerinden Veli Aga, annesi Cezayir anadır. Davut Sulari, Seyyit Mahmud Hayrani'nin soyundan gelmektedir ve Kureyşan'lıdır, soy agacı İmam Musa'el Kazım'a, buradan da Hz. Ali ve Hz. Muhammed'e kadar uzanmaktadır. Çok küçük yaşlarda dedesi, bir tasavvuf şairi olan Pir Mehmet Kaltik‘tan saz çalmayı öğrenen, sazla bir ömür tüketen Davut Sulari, güçlü bir söz ustası olmasının yanında usta bir müzisyen özelliğine sahiptir. 17 yaşında pir elinden dolu içer ve "badeli aşıklar" kervanına katılır. 22 yasına geldiğinde pirler önünde sınav vererek babasından dedelik yapma iznini alır. Çok yönlü bir kişiliği olan Davut Sulari sazını hemen her konuda konuşturan doğaçlaması çok güçlü usta bir aşıktır. Bir taraftan kendine ait deyişleri özgün ezgi kalıplarıyla müziklendirip halk türküleri repertuarına pek çok türkü kazandırmış, bir taraftan da eski usta âşıkların deyişlerini okumuş ve müzik otoritelerine kaynak kişilik yaparak eski ustaların deyişlerinin repertuarlara girmesini sağlamıştır. Alevi-Bektaşi inancı ve kültürüne bağlı aşıkların gezgin aşıklar kolunun son temsilcilerinden olan Davut Sulari, yaşamının sonuna değin bu özelliğini sürdürmüştür. Sulari, Anadolu'nun üç şehri hariç () tüm şehirlerini ve Ortadoğu ülkelerini Leyla adlı atıyla gezmiştir. Ayrıca birçok Avrupa ülkesinde de bulunmuştur. Uğradığı yerlerde kendi kültürünü, bilgisini, görgüsünü aktarmış, oralarda rastladığı kültürel öğeleri de dağarcığına alarak sanatını zenginleştirmiştir. Şiirlerinde Karacoğlan, Pir Sultan Abdal, Yunus Emre ve Erzurumlu Emrah’tan izler bulmak mümkündür. Aşıklık geleneklerinin tümünü yerine getirebilen atışmanın, leb değmezin, taşlamanın, güzellemenin en iyi örneklerini veren Sulari Konya Aşıklar Bayramı etkinliklerinin düzenlenmesine katkı sağlamıştır. Yine mesleğini icra ettiği bir sırada Erzurum'da Ali Rahmani'nin aşıklar kahvesinde yakın arkadaşlarıyla söyleşirken rahatsızlanmış, Erzurum Araştırma Hastanesi'ne kaldırılmış, ancak bütün çabalara rağmen hayata döndürülememiştir (18 Ocak 1985). Ardında yeri doldurulamaz sayısız eser bırakmasının dışında, kendisinden sonra gelen pek çok halk aşığınıda etkilemiştir. Aşık Mahsuni Şerif, Aşık Daimi, Aşık Beyhani, Aşık Serdari bunlardan yalnızca birkaçıdır. Davut Sulari was born in 1925 in Çayırlı, Erzincan. He was belong to a family of Quraysh whose descendant laid back to Imam Ali and Prophet Muhammed. From very early age, he learned how to play saz from his grandfather who was a poet of mysticism. Along with his skill in improvisation, he was also well known for his fine playing of the saz, and made many recordings. He was the last representative of the old itinerant ashik tradition of traveling from village to village on horseback. He travelled through Anatolia, visited Arabic and Persian countries as well as many European countries. He performed his duties as a faith leader (dede), at the same time he gave concerts and recorded many vinyl and cassettes. The influence of great Anatolian poets such as Karacoğlan, Pir Sultan Abdal and Yunus Emre could be seen in his works. He had numerous successful poems and songs from different types and techniques. He passed away in 1985, and buried in Erzincan. However, he had influenced on many ashiks including but not limited to Aşık Mahsuni Şerif, Aşık Daimi, Aşık Beyhani and Aşık Serdari.

Tevhid önüme bir çığır geldi - F. Gürkan Demir

Davut Sulari - Eleştiri(Dağlar Seni Delik Delik Delerim)

Aşık Pir Davut Sulâri röportaj

Ali Ekber Çiçek'den Dört Güzel Eser (TRT Canlı - 1974)

Âşık Davut Sulari Arşiv Serisi 14 (Full)

ÖNÜME BİR ÇIĞIR GELDİ-Fatih Gürkan Demir

Özel'den yeni parti telefonu! Erdoğan'a sunulan rapor: 'Kaybederiz' | BUGÜN

Davut Sulari & Müslüm Ağbaba - Gel Aslım Sorarsan (🎵 "Ağbaba" Atışması 🎵)

On İki Hizmet Deyişi

Süleyman Çobanoğlu ile Tanıklar - Mahsuni Şerif | 10 Şubat 2002

NILUFER SARITAS(Tevhit)

Derdimi Yandığım - Davut Sulari & Müslüm Ağbaba

Feyzullah Çınar & Davut Sulari - Dillerim Var (doğaçlama)

Davut Sulari - Ben Bir Güzel Gördüm

Dağların gölgesi düşmüş cılga yola - Gurban olurum

Adile Kurt Karatepe - Önüme bir çığır geldi (Tevhid)

The quarrel between Aşık Mahzuni Şerif and Aşık Davut Sulari.

AŞIK GULFANİ -DİRGEN ALİ MAHKUM OLDUĞU YILLARDA MEMLEKET ÖZLEMİ

Zeynel BATAR Dede / Yol Nedir.

