Fatma Ana Özün Dâra Çekince

Fatma Ana özün dâra çekince Akıp gözün yaşı sel olmadı mı Âh edip yaşını yere dökünce Üzüm getirip de dal olmadı mı Üzümün dalından (Haydar Haydar) bir üzüm oldu Muhammed kopardı eline aldı Dolandı önüne bir aslan geldi O zaman katreye kul olmadı mı Kırklar Muhammed'in yoluna baktı Geldi de Muhammed vâr idi aktı Üzümün içinden dört çiğit çıktı Bağbandı Bektâş-i Vel'olmadı mı Selman geldi (Haydar Haydar) Şeydullah'ı istedi Muhammed hâtemin gördü dost dedi Kırklar'ın engûru olur has dedi Engûr ezilip de bal olmadı mı Mansur olan hem döner mi darından İhlâs talip ayrılır mı pîrinden Muhammed telinden Ali sırrından Açılıp kırmızı gül olmadı mı Tevhit kalktı (Haydar Haydar) kuduretten uyandı Mümin olan bir ikrâra bağlandı Her birisi bir irenge boyandı Âlimler üstâdı Al'olmadı mı Kul Himmet Üstadım gör bana n'oldu Aşığıyım benzim sarardı soldu Cebrâil Hâbib'e irehber oldu Mü'minlere doğru yol olmadı mı Yöre: Malatya - Arguvan - Ermişli Köyü Derleyen: Gani Pekşen Notaya Alan: Gani Pekşen 13. yüzyılda Kadıncık Ana ile simgeleşen kadın rehberliği, yüzyıllar boyunca ocak analarıyla varlığını sürdürdü. 20. yüzyılda Elif Ana gibi isimlerle yeniden görünürlük kazanan bu gelenek, günümüzde de bazı Alevi topluluklarında yaşamaktadır. Kadınlar, yalnızca talip değil; gerektiğinde cem yürüten, topluma yol gösteren, irşat eden ve manevi rehberlik üstlenen inanç önderleri olarak da kabul edilir. Kadıncık Ana Kadıncık Ana, Alevi-Bektaşi geleneğinin en önemli kadın şahsiyetlerinden biri olarak kabul edilir. Hakkındaki bilgiler büyük ölçüde Velâyetnâme ve sözlü gelenekten günümüze ulaşmıştır. Rivayete göre 13. yüzyılda Sulucakarahöyük'te (bugünkü Hacıbektaş) yaşamış, Hacı Bektaş Veli'yi ilk karşılayan kişiler arasında yer almıştır. Hacı Bektaş'ın ilk dönem faaliyetlerini onun evinde yürüttüğü ve bu mekânın zamanla dergâhın temelini oluşturduğu anlatılır. Kadıncık Ana, yalnızca bir müride değil; Hacı Bektaş Veli'nin öğretilerinin yayılmasına katkı sağlayan, topluluğun şekillenmesinde rol üstlenen bir yol önderi olarak görülür. Bu nedenle birçok araştırmacı tarafından Alevi-Bektaşi geleneğinin ilk kadın önderlerinden biri kabul edilir. Ayrıca "Analık" kurumunun sembolü hâline gelmiş, sonraki yüzyıllarda birçok Alevi ocağında görülen kadın rehberlik geleneğine ilham vermiştir. Günümüzde de Kadıncık Ana; bilgelik, irfan, yol hizmeti ve kadınların inanç yaşamındaki etkin konumunun en güçlü simgelerinden biri olarak anılmaktadır.