Turluhan(tuğrahan) köyü

KADİR'E AĞIT Yozgat Çayıralan Turluhan Köyü GİDE GİDE GİTMEZ OLDU DİZLERİM Baltayı aldım da Hacet’e vardım, Çeliği doğradım ocağa kaydım, Oğlum Osmanımı köye ben saldım , Gide gide gitmez oldu dizlerim, Kar altında kaldı guzum yüzlerim. Hacet dağlarına bastığım oldu, Balta ile çanta yastığım oldu, Osmanımı köye saldığım oldu , Gide gide gitmez oldu dizlerim, Kar altında kaldı guzum gözlerim. Arhaca geldim de gızak yenilmez, Yavrular da pencereden görülmez, Gelin yavrum gelin baba bilinmez, Gide gide gitmez oldu dizlerim, Kar altında kaldı guzum yüzlerim. Söz müzik=Anonim Düzenleyen ve okuyan=ŞERAFETTİN HANSU Zemheri çok soğuk geçmiş, Gücüğe doğru yol almışken, takvimler 1956/58 yılını gösteriyordu. Turlahan, her zamanki gibi yere tükürsen donacak gibi soğuğu ve o kadar da acımasız yokluğu yoksulluğu barındırıyordu. Ahırda öküz için saman azalmış, yazdan hazırlanan kefen kökleri gıymetlenmek üzereydi. Her zamanki gibi kar her tarafı kaplamış, rüzgarla oradan oraya savrulurken evde durmak zamanı değil deyip oğlu Osman’ı da yanına alıp Hacete kömür yapmak için yola düşer Kadir Osman. Üstelik o gün kar ve tipi de yoktu. Gitmeli ne varsa nasibimizde, kömürü yakıp belki Boğazlıyan belki Gayseriye götürüp satmalı, çocuklara yiyecek içecek alınmalıydı. Eşeğe kurtun vurulur, habeye balta sicim çanta konulur düşülür yola. Yağbattal, Suludere, Hatlıpınar, Daşlıdere derken Eloğlu ver elini oradan Hacet. Çelikler doğranır ocağa kayılır. Oğlu Osman’ı üşümesin deyi köye erkenden salar Gadir amca. Kendisi normal zamanında köye gelmeyince, aramaya çıkılır, hava nisbeten açılınca. Kuşlar gökyüzünde rehber olmuş aramaya çıkanlara. Daşlıdere’nin üstlerinde, Kayalıpınar’da adıyaman çalısının dibinde ayakları dışarda vücudu karların altında bir vaziyette bulurlar rahmetliği. Anlaşılan o ki, köye gelirken tipiye tutulmuş, Eloğlu Daşlıdere arasındaki yaya yolunun üst tarafındaki adıyaman çalısının dibine sığınmış, tipinin dinmesini beklerken uyuya dalıp …….. hakkın rahmetine kavuşmuş. Yürekler dayanmamış bu beklenmedik kayıba. Arkasından ağıtlar yakılır olmuş. Bu ağıtlar dilden dile söylenir olmuş. Yazının başındaki ağıt onlardan bir parça. Allah rahmet eylesin. Kalanlarına uzun ömürler versin.Yazıdaki bilgi için Vahdi Açıkyürek abimize teşekkürl ediyoruz. Bilmeyenler için Gadir amcamızın çocukları, Mustafa, Fatma (Eyüp-Veli-Halil Sevinç‘in anneleri), Mehmet (Gadirin Havuz), Yakup, Osman ve Yahya Şahingöz.Vefat edenleri Allah rahmet eylesin. Yaşayanlara uzun ömürler versin. Hilmi Zorluer Cidde/ Ocak 2019 Ibrahim Acikyürek