Bir şehir iki mevsim: Artvin

Karadeniz'in yeşil cenneti Artvin... Ülkemizin kuzeydoğu ucunda yer alan bu şehir, Çoruh Nehri’nin batısında, Kaçkar Dağları’nın uzantısı olan Keçi Dağı’nın eteklerine kurulmuş dikey bir yapıya sahip şehrimizdir. Artvin, Karadeniz'in en dik ve en zorlu coğrafyalarından birine sahiptir. Şehir, Çoruh Nehri kıyılarında 180 metreden başlayarak 800 metreye kadar yükselen bir alan üzerine yayılmıştır. Bu dik yapı, şehrin yatay olarak genişlemesini sınırlamış ve yerleşim dikey bir şekilde gelişmiştir. Evler birbirinin üzerine kurulmuş gibi görünür. Bazı noktalarda bir evin çatısı, diğer evin bahçesi olabilir. Artvin’de yaşamak, doğa ve insan arasındaki sürekli bir uyum mücadelesidir. Ve bu mücadele, mevsimlerin değişimiyle birlikte bambaşka bir hikâyeye dönüşür. Kış aylarında Artvin, adeta bembeyaz bir tabloya dönüşür. Dik yamaçlar, karla kaplanır ve şehirde hareket etmek daha da zorlaşır. Kaygan yollar, dik merdivenler ve buz tutan sokaklar, kış mevsimini şehirde yaşayanlar için bir meydan okumaya dönüştürür. Ancak, tüm bu zorlukların yanında, doğanın sunduğu manzara büyüleyicidir. Şehrin adı 1936 yılında Çoruh olarak belirlenmiş, 1956 yılında ise Artvin olarak değiştirilmiştir. ‘Çoruh’ kelimesinin kökeni hakkında iki farklı görüş bulunmaktadır. Bazı dilbilimcilere göre ‘Çoruh’ kelimesi eski Türkçedeki ‘çor’ yani güçlü, cesur anlamına gelen kelimeden türemiş olabilir. Bu, nehrin hızlı ve kuvvetli akışını ifade ediyor olabilir. Bir başka teoriye göre ise bu isim, antik çağlarda Kolhis ve Lazika medeniyetlerinin etkisinde kalan bölgenin yerel dillerinden türemiştir. Artvin adı ise Gürcüce kökenlidir ve ‘arta’ kelimesine, bir şeyi taşıyan anlamı veren ‘-ovani’ ekinin getirilmesiyle oluşmuştur.