TATAR KASABASI UŞAK KİMLER GELDİ KİMLER GEÇTİ #tatarkasabası #tatarlar #tatar

TATAR KASABASI KISA BİLGİ. Tatar Beldesi sınırlarındaki Karaazat Mevkisinde kaya mezarı bulunmakta olup burada Geç Helenistik ve Erken Roma dönemine ait parçalara rastlanmıştır. Tatar Beldesi, 1971 yılında Tatar ve Dedeballar köylerinin birleşmesiyle kurulmuş ve 1972 tarihinde belediye olmuştur. Tatar köyü ilk olarak 1570 tarihli Osmanlı tahririnde Tatarlı karyesi olarak geçmiş olup, köy adını da Türkmen "Tatarlı Cemaati"nden almıştır. Bu tahrir kaydında köyde 54 nefer olduğu belirtilmiştir. Dedeballar köyü 1570 yılı tahrir defterlerinde Dede Baliler karyesi olarak belirtilmiş olup, köy adını "Dede Baliler Cemaati"nden almıştır. Bu tahrir kaydında köyde 21 nefer olduğu belirtilmiştir. 1701 yılından itibaren Danişmendlü Türkmenlerinden Ali-Kurd ile Seyyidli, Cihanşah, ishaklı, Ali beyli, TATARLI , Halaclu mahalleleri de mezkur kazalar dahilindeki köylere yerleştirilmişlerdir. Selmanlu-i Kebir cemaatinin bir kısım ahalisi ile Fakihlü, Güllüce mahalleleri ahalisi, Geyikler kazasına iskan olunmuşlardı.(Prof.Yusuf Halaçoğlu) Oğuz’un 24 boyundan irili ufaklı 7000’e yakın oymak, aşiret ve cemaat oluşturan Türkmenler Anadolu’ya sel gibi gelerek üç kıtaya hükmeden güçlü ve büyük devletler kurmuşlardır. Bu oymaklardan biri olan Cerid aşireti Dulkadiroğulları Beyliğinin içerisinde yer alarak çok geniş bir alana yayılmışsa da ana unsur Maraş ve (Kilikya) Çukurova bölgesinde kalmıştır. Başbakanlık Arşiv belgeleri ışığında Cerid aşiretinin yaşadıkları yerleri ve aldıkları farklı isimleri Cevdet Türkay’ın incelemesi ile şu şekilde sayabiliriz: Cerid, Ceridi, Ceridler diye bilinen Cerid Türkmeni, Maraş Eyaletleri, Adana Eyaleti, Bozok (Yozgat) civarı, Nevşehir, Çukurova, Rakka, Aksaray, Sivas, Çorum, Kayseri, Aydın, Kütahya, İçel, Alâiye, Diyarbekir, Malatya, Niğde sancakları, Sorkun Kazası, Karaman Eyaleti, Ankara Haymana Kazası, Hama Sancağı, Keskin Kazası, UŞAK KAZASI Yüreğir Kazası, Aydın Sevâhili, Şam Eyaleti, Manavgat, Saruhan Sancağı, Burdur Kazası, Doğanhisarı Kazası, Güzelhisar Kazası, Isparta Kazaları vs. gibi geniş bir alana yayılmıştır. Bu geniş coğrafyada bulunduğu yere göre farklı isimler alan Cerid Türkmenlerinin aldığı isme göre yaşadıkları yerleri ise şu şekilde sıralayabiliriz: Yukarıda sayılan Cerid oymaklarının yanısıra; Zülkadiriye Kazası, Adana ve Rakka’da iskan edilen Azizlü Oymağı, Sokullu Ceridindendir. İçel Sancağı, Larende Kazası (Konya Sancağında) iskan edilen Kuşçuoğulları Oymağı Cerid aşiretindendir. Edirne, Tatarpazarı, İçel, Meraş, Adana, Sis, Rakka, Gelibolu, Sivas, Silivri, UŞAK vs.de iskan edilen TATARLI OYMAĞI Sokollu Ceridindendir. Bazı rivayete göre de ;savran kuyusu kenarına yerlesen bir Türkmen in o bölgede bulunan obalardan gelen kişiler tarafından kovulmak istenmesi üzerine gitmek istemediği için aksilik çıkarması,karşılık vermesi üzerine o kişiye asi, uyumsuz,arsız anlamında ‘TAT’ denilmiş ve TAT ADAM, TAT-ER,TAT-AR-sız gibi lakablar takıldıgı söylenmektedir.Zamanla TATAR denilmesi ihtimali de düşünülmektedir. Bir başka rivayete göre de ;TAHTACI Alevilerine ait yaşam ve kültür izleri gözlemlenen kasabada isim olarak kısaca TA-TA (tahta) denilir.zamanla köyün isminin TATA® olarak söylenmiş olabilir. Bir ihtimalde Anadoluya Moğol saldırıları sırasında gelen tatar boylarından kalan bir küçük zümreninde buralarda yerleşik kalması ile ismin tatar olabilme ihtimali vardır. Uşak ili Sivaslı İlçesine bağlı Tatar Kasabasının isminde ki ‘’Tatar’’ kelimesinin nereden geldiğiyle ilgili rivayet; Postacılara o gün için “ulak” veya “tatar” denilirmiş. Çevre köylüler, uzaktaki yakınlarından, askere, savaşa gidenlerinden haber veya mektup alabilmek için; postacıyla ilgili olarak; “Tatar’ın yanına gidelim.”, “Tatar’a gidiyorum”, ”Tatar’dan geliyorum.” derlermiş. Böylece köyün adı “Tatar” olmuş. “Tatar” kelimesinin kökü Tat- Kaşgarlı Mahmud’a göre “Müslüman olmayan, Uygur” manalarını verir. “Tatar” kelimesinin kökü Tat’da Tad, dat, yat kökündeki d-y seslerinin değişimi görülür. Bu değişim Türk dillerinde olağandır. “Tat” sözü Yat/Yad (yabancı) sözünün değişmiş bir şekli olup Tat-ar adı da “Yabancı kişi” anlamına gelmektedir. Böylece Tatar adı ilk olarak Asya’da, daha sonra da Avrupa’da yaygın hale geldi. Daha sonra Arap ve Ermeni tarihçileri bu tabiri Moğol ve Türkler için kullandılar. Örnek olarak Memluklar Timur’u “Tatar” olarak isimlendirdiklerini ve Gürcü yazarların ise Türk olan Ak Koyunlular ile Kara Koyunluları “Tatar” olarak isimlendirdiklerini belirtebiliriz Moğollar arasındaki “Tatar” adı bir Moğol boyunu ve Moğolistan sahasındaki Türk- Moğol boylarını ifade etmekteyken Türk dünyasında, özel olarak Kıpçak bozkırlarında, ortaya çıkan “Tatar” adı ise Kıpçak Türklerini ifade etmektedir. Artı olarak bugünkü Moğolistan sahasında ise, geçmişte Tatar olarak adlandırılmış Otuz Tatar, Dokuz Tatar gibi Türk kabilelerinin yaşamış oldukları bilinmektedir.