Türkiye yazında pencerenizde "yürüyen bir dal" görürseniz, dikkat edin.

Türkiye yazında pencerenizde "yürüyen bir dal" görürseniz, dikkat edin. Muhtemelen hayatınız boyunca pencerenizde beliren garip, uzun böceklerin kötü bir alamet olduğunu duydunuz. İnce, yeşil ya da kahverengi, bıçak gibi katlanmış bacaklara sahip o dal parçasının uzak durulması, korkulması, hatta süpürge sapıyla kovalanması gereken bir şey olduğunu. Türkiye'nin herhangi bir şehrinde, İzmir'den Antalya'ya, sıcak bir temmuz gecesinde bu sahne her yıl tekrar eder. Balkon lambası yanar. Ve camın üzerinde, kıpırdamadan, bitki parçasına benzeyen bir şey, dikenlerle kaplı iki ön bacağını yavaşça açar. En yaygın tepki tiksinti olur. Ya da korku. Birçok insan ne olduğunu bile bilmeden birini öldürmüştür. Ama az sonra keşfedecekleriniz, bu yaratığa bir dahaki sefere camınızın dışına kondığunda bakış açınızı değiştirecek. Çünkü bu "yürüyen dal" sıradan bir böcek değil. Ve kesinlikle orada tesadüfen bulunmuyor.