2010 Yılı Ntv - Hanefi Avcı - Haliçte Yaşayan Simonlar, Dün Devlet Bugün Cemaat Kitabını Anlatıyor..

2010 Yılında henüz görevden alınmamışken, Eskişehir Emniyet Müdürü iken yazdığı kitabı anlatıyor.. "Bana bu dünyada cehennemi yaşatacaklar..." Şöyle diyor : "aslında herkes biliyor ama kimse dillendirmiyor. son zamanlarda gündemi meşgul eden tüm iddiaları yayan cemaattir, onlardan bilgi alan da, onlar adına konuşan da cemaatin adamlarıdır. tarafsız basın mensubu, devletin polisi, savcısı numarasını artık kimse yutmasın, bu işler emniyet ya da hukuk adına yapılmıyor, cemaatin planı ve programı doğrultusunda cemaatin talimatı ile gerçekleştiriliyor." SİMONLAR NEREDEN GELİYOR NTV'de yayınlanan Yazı İşleri programına katılan Hanefi Avcı, kitabın adını taşıdığı 'Simonlar' sözcüğünün nereden geldiğini de açıkladı AVCI'YI ŞAŞKINA ÇEVİREN İTİRAF Bir PKK militanını sorgulayan Hanefi Avcı, çok çarpıcı itiraflarla karşılaşır. Örgüt tarafından oluşturulan bir sözde mahkemede yargılanıp infaz edilen bir örgüt üyesinin durumu Avcı'yı şaşkına çevirir. Öyle ki infaz edilen örgüt üyesinin kardeşi, öz kardeşinin suçsuzluğunu bildiği halde bu infaza karşı çıkmıyor. Örgüte körü körüne bağlılığın geldiği noktayı sorgulayan Avcı, İdealleri uğruna mücadele eden insanlara büyük saygı duyduğunu ancak bu idealin silaha bulaşmasına karşı olduğunu söyledi KİTAPTA GEÇEN SİMONLAR KİM ANLATILAN NEDEN Öte yandan Hanefi Avcı, kitabına koyduğu "Haliç'te Yaşayan Simonlar" adının anlamını kitabında şöyle açıklıyor: Simonlar... Onlara empoze edilmiş, beyinlerine işlenmiş örgüt gerçekleri uğruna savaşıyorlar, bu gerçekler uğruna ölümü göze alıyorlar, bunun dışındaki haksızlıklara ses çıkarmıyorlar... İtaat kültürünün hakim olduğu, grup menfaati için itaatin istendiği her yerde Simonlar var. Haliç... Haliç bir zamanlar inanılmaz kötü kokuyordu. Midem bulanıyordu, Haliç'ten geçmek benim için ölümdü... Fakat Haliç'in etrafında yaşayanlara bakıyordum, onlar parklarda geziyor, yemek yiyor, hatta piknik yapıyordu. Bu durum bana çok tuhaf gelmişti. Demek ki insanlar uzun süre kaldıkları ortamda yanlışlıklara, hatalara ve bütün anormalliklere alışıyor, uyum sağlıyor. Türkiye için de aynı şey sözkonusu...