Elest Bezmi; Yüce Allah’ın Hz. Adem (as) ve onun soyundan misak alması
Ebubekir Sifil Hoca Videoda Şunlara da Değiniyor: ★ Bu ahd bizden kıyamet günü “bizim bundan haberimiz yoktu” demeyelim diye alındı. ★ Misakın hatırlanmıyor olması vakanın yaşanmadığına gösterge yapılamaz. ------ Görüşler ve Argümanlar Elest bezmi olarak bilinen bu olaydan söz eden ayetler tefsir geleneğinde üç farklı şekilde yorumlanmıştır. İlki, rivayet geleneğinde ağırlıklı olarak kabul edilen ve söz konusu hadiseyi fiilen ve somut olarak gerçekleşmiş bir hadise olarak telakki edip bunun üzerinden çıkarımlar yapan görüştür. El-Ālūsī (ö.1270/1853) bunun Ehl-i Hadis ve sûfîlerin bütününün görüşü olduğunu kaydeder. Bunun karşısındaki görüş, söz konusu anlatımı temsîl kabilinden sayıp ayetlerdeki esas konunun insana yaratılıştan verilmiş olan temiz fıtrat olduğunu savunur. Klasik tefsirde bu görüşe ilişkin kayıtlar dağınık vaziyette olmakla beraber İbn Āşūr’un (ö.1973) “Netice itibariyle ayetin manası, Allah Teâlâ’nın insanı yaratırken onun yaratılışında vahdaniyeti idrak edecek delilleri yaratmış olması, fıtratında bu hususu idrak etmeye yönelik tefekkürü var etmiş olmasıdır” şeklindeki değerlendirmesi, bu görüşün kısa bir özetini ortaya koyar niteliktedir. Yine bu görüşün bir türevi olarak, ayette geçmiş zamanda yaşanmış bir hadiseden değil, sürekli olarak yaşanmakta olan bir hadiseden söz edildiği, yani [Rabbin Ādemoğullarının sulblerinden onların nesillerini çıkardığı vakit] ifadesindeki ve iz̠ eḫaz̠e rabbuke (Rabbin çıkardığı vakit) ifadesinin ve iz̠ yeḫuz̠u rabbuke (Rabbin çıkaracağı vakit) manasında olduğu, dolayısıyla her bir insanın buluğ çağına erdiğinde Allah’ın Rab olduğuna dair delilleri fıtratında ve aklında mevcut bulacak olmasından söz edildiği de söylenmiştir. Bunu da ikinci görüş kapsamında saymak mümkündür. Üçüncü bir görüş olarak ise işârî tefsir geleneğinde bu ayet üzerinden yapılan yorum ve değerlendirmeler sayılabilir. Ancak ayetin anlamına ilişkin tartışmada işârî müfessirler taraf konumunda görünmemektedir. Dolayısıyla ihtilaf daha çok ilk iki görüş arasında cereyan etmektedir. İlk görüşte olanlar, ayetleri konuyla ilgili rivayetler üzerinden yorumlamakta ve hadisenin bilfiil vuku bulduğunu ifade etmektedirler. Muḳātil b. Suleymān (ö.150/767) bu ayetleri tefsir ederken âdeta yukarıda verdiğimiz rivayetlerden derlenmiş bir paragraf kaleme almış, ilave olarak Hz. Ādem’in sulbünden çıkarılanların (zürriyetinin) sayısının yüz bin kişi olduğunu ifade etmiştir. Yine Muḳātil, “Ey Ādem! Bunlar senin zürriyetindir, onlardan sadece bana kulluk edeceklerine, benden başkasına kulluk etmeyeceklerine dair mîsâk aldım, rızıkları da bana aittir” şeklinde bir ifadeye daha yer vermektedir ki bu da alınan mîsâkın sadece Allah’ın Rab oluşu konusuyla sınırlı olmayıp Allah’ın birliği (tevhid) konusunu da ihtiva ettiği anlamına gelmektedir. Bu tevhid vurgusu eṭ-Ṭaberī (ö.310/922) tarafından da hususi bir şekilde ifade edilmektedir. Muḳātil’in yer verdiği “rızıkları da bana aittir” şeklindeki kayıt da eṭ-Ṭaberī tarafından İbn Abbās’a atfedilmiştir. Eṭ-Ṭaberī buna ilaveten Abdullah b. Amr’dan “Tarağın baştan çekip alması gibi onlar da Ādem’in sırtından (sulbünden) çıkarıldılar” ifadesini nakleder. Sözü edilen mîsâk hadisesine muhatap olan herkes, Allah Teâlâ’nın “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” şeklindeki sorusuna “Evet, öylesin” (belā) şeklinde cevap vermiş olduğu halde, neden Allah’ın bunlardan bir grubu cehennemlik, diğer grubu ise cennetlik olarak takdir ettiği sorusu da tefsirciler tarafından tartışılmıştır. El-Māturīdī (ö.333/944) bu ve benzeri sorular nedeniyle söz konusu rivayetler hakkında bazı çekinceler koymuştur. İkinci görüşte olanlar ise ilgili hadisleri bu ayetlerin tefsirinde esas almanın doğru olmadığını söylemişlerdir. Genel olarak Mutezile’ye atfedilen bu görüşü “temsîl görüşü” şeklinde, karşıt görüşü ise “rivayet görüşü” şeklinde isimlendirip her iki görüşün delilleri aşağıda sıraladık. Anlatımın temsîlî olduğunu iddia edenler diğer görüşte olanlara çeşitli eleştiriler getirdikleri için, karşıt görüşün delilleri aynı zamanda temsîl görüşünün iddialarına cevap mahiyeti de taşımaktadır. Bu nedenle önce temsîl görüşünün delillerini, ardından karşıt görüşün delillerini görmek faydalı olacaktır. devamı için bkz: http://dergiler.ankara.edu.tr/dergile...

Kıyamet ve Siyonist Yahudiler | Ebubekir Sifil - Serdar Tuncer | HâsılıKelâm

Allah ile Sözleşme: Bezm-i Elest | Prof. Dr. Şaban Ali Düzgün

The Realm of Souls - Kalu Bela | Mehmet Yıldız

ATATÜRK'ÜN BU SÖYLEDİKLERİNİ DUYUNCA ŞOK OLACAKSINIZ | Ahmet Anapalı

The Inspiring Life of Prophet Idris (as) - Stories of the Prophets

Yüzde Kaç İhtimal Allah Var ?

Ruhlar bedenlerden 4000 sene önce yaratılmıştır - Cübbeli Ahmet Hocaefendi Lâlegül TV

İblis, Hz. Adem'e neden secde etmedi? Olgun Aydoğu ve Serhat Ahmet Tan anlatıyor

Mustafa Öztürk | Tefsir Nasıl Yapılmaz?

''KÂLÛ BELÂ'' YI HATIRLAMIYORUM Kİ BEN!

Ruhlar Alemi ve Elest Bezmi

Rabbimize verdiğimiz sözü niye hatırlamıyoruz vesvesine şöyle cevap veririz Nureddin Yıldız

‘Gurbetçilerin 65 yılı: Misafir işçiden diasporaya | Kuşbakışı

''İslam'ın En Temel İbadeti Namaz Değil Kur'an Okumaktır'' | Bölümün Tamamı

M. Fatih Çıtlak - "Bezm-i Elest" nedir?

Elest Bezmi ile Kabir sorgusu arasındaki fark nedir?

I Left Private Jets & VIP Life for Islam! - Ex-Christian German’s Conversion to Islam

Ruhlar âleminde (elest bezminde) ruhlar ayrışmış halde miydi?

Kalu Bela Hadisi ve Şerhi I Ebubekir Sifil

