Max Payne 1 (Türkçe)(2001) PART 1 / Efsanenin başlangıcı

Max Payne'in çıkmasının ardından neredeyse 20 sene geçti. İkinci oyun Rockstar/Remedy iş birliğinde yine bizlere ilk oyuna benzer duyguları yaşattı. Ancak dediğim gibi üçüncü oyun için bunları söylemek pek mümkün değil. Rockstar, Max Payne 3'e biraz daha "Rockstar Oyunu" havası katmaya çalışmış. Oyun şaheser bir TPS olsa da kötü bir Max Payne oyunu. Bir kere sonu mutlu bitiyor! 18 sene içerisinde çok fazla oyun serisi, çok fazla oyun karakteri gördük. Kimisiyle bir bağ kurduk, kimisi bize itici geldi. Ancak benim kendi adıma hiçbirisi bir Max olamadı, halen açıp ilk iki oyunu peş peşe bitirip senelik acı dozumu alıyorum. Max Payne gibi bir adamın elbette çok acayip düşmanları da olacaktı, bana göre oyun dünyasının en çok hakkı yenen kötü adamı Vladimir Lem ile de Max abim sayesinde tanıştım. O'nun "Max! Dearest of all my friends!" deyişi günlük hayatımda bile sıkça kullandığım bir laf haline geldi. Keza zekası biraz kıt olsa da oldukça komik olan Vinnie Gognitti ve onun meşhur Captain Baseball Batman kostümü içerisinde yaşadığımız o unutulmaz bölüm yine güzel bir anı olarak hayatımızda yer etti. Muhtemelen epeyce bir dönem yeni bir Max Payne oyunu görmeyiz, belki her şeyi yeniden yapmayı adet edinmiş Amerikalılar ilk oyuna bir yeniden yapım yapar ama sanmıyorum, olursa da hayran yapımı olur. Zaten bir işi en iyi yapacak kişiler de o işe cidden gönül vermiş kişilerdir. Max Payne'in bol acıyla donatılmış, kederli yolculuğu oyun dünyasına geldi ve gitti. Onun sayesinde Remedy gibi bir firma tanıdık, TPS oyunların neler yapabileceğini gördük, bir insan ne kadar acı çekerse çeksin, daha fazla acıya yer varmış bunu da öğrendik. Max Ağabey, onu en son bıraktığımız yer olan Brezilya sahillerinde çok mutludur umarım, artık acı dolu günleri geride kalmıştır. Sanırım bu hayatta iyi ve uzun bir tatili Max Payne'den daha çok kimse hak etmiyordur...