Nüktedan | Bölüm 43 | Necip Fazıl Nazım Hikmet

Türk edebiyatının iki dev ismi Nâzım Hikmet ve Necip Fazıl Kısakürek’in hikayesi, okul sıralarında başlayan bir dostlukla başlayıp, ideolojik ayrılıklar, tatlı-sert atışmalar ve edebiyat tarihine geçen zekâ dolu rekabetlerle şekillenmiştir. Heybeliada Bahriye Mektebi'nde Başlayan Dostlukİki şairin yolları ilk kez 1916 yılında Heybeliada Bahriye Mektebi'nde kesişti. Üst sınıfta olan Nâzım Hikmet, alt sınıftaki Necip Fazıl'ın şiir yeteneğini erkenden fark etti. O yıllarda aralarında büyük bir hayranlık ve tatlı bir rekabet vardı. Hatta yıllar sonra Necip Fazıl cezaevine girdiğinde Nâzım Hikmet ona sarılarak "Hoş geldin, ey meleklerin hocası" diyerek (şeytanın cennetten kovulmadan önceki unvanına atıfla) ona takılmış, Necip Fazıl da anında "Hoş bulduk Asiye'nin kocası" (Firavun'un karısına atıfla) diyerek edebiyat tarihine geçen meşhur zekâ düellosunu yapmıştır. Nükteli Atışmalarİdeolojik gerginliklerine rağmen aralarındaki diyalog her zaman zekâ dolu ve nükteli kalmıştır. Aralarında geçen en bilinen anekdotlardan biri Ramazan ayında arabayla yolculuk yaparken yaşanmıştır. Nâzım Hikmet, yol kenarındaki zayıf bir ineği göstererek oruç tutan Necip Fazıl'a "Şunun haline bak, oruç tutmaktan ne hale gelmiş" diyerek takılmış; Necip Fazıl da "Aaa Nâzım, sen bilmiyor musun hayvanlar oruç tutmaz?" diyerek taşı gediğine koymuştur. #necipfazıl #nazımhikmet #mehmetdumlupınar #şiir #edebiyat