Gurbette geçirdim gençlik çağını

____Mustafa AYVALI____ Gurbette geçirdim gençlik çağını Nasıl da özledim Emirdağ’ını Bucak’ta yeşeren asma bağını Varıp dallarında deresim geldi. Topak evin farkı yoktur yuvadan Sular taşınırdı maden kovadan Kara kağnı gıcırdarken ovadan Adaçal üstünde durasım geldi. Harmana sap saçıp düven sürmeyi Damların üstüne bulgur sermeyi Çıldır da doğan da film görmeyi O eski günlere döne sim geldi. Dedem anlatırdı cirit atmayı Düğünlerde toyda güreş tutmayı Gölcük Yelli belde koyun gütmeyi Kuru ayazında donasım geldi. Hasretim sokuda bulgur dövmeye Giderdik sağdıç’la damat övmeye Çok küçük başladım yâri sevmeye Sevda çekmeyeni yeresim geldi. Nakış nakış kilimiyle halı sı Kınalar karardık taslar dolusu Badem gülü kokar ada çalısı Kuş olup dalına konasım geldi. Kolum yorulurdu kara sabandan Düğün lerde oynuyorduk tabandan Korkarım ki ölüm gider yabandan Ölmeden sılama varasım geldi. İlkbaharda yaylalara göçerdik Kar suyundan ayran eder içerdik Koyunun içinden kuzu seçerdik Aleyçiye hasır seresim geldi. Bağ damında küfül küfül yatmayı Sepetler dolusu üzüm satmayı Yıldız tepe yedek volta atmayı Keçili çayında yunasım geldi. Edeler davulu ğoyğun çalardı Deli gönlüm sevdalara dalardı Çay deresi cıvıl cıvıl dolardı Kilimine tokaç vurasım geldi. İstemedim ayrılığı çekmeyi Özledim nadasa bostan ekmeyi Arabaşı, mercimekli bükmeyi Pişirip dostlara veresim geldi. Dolgulu köfteyi yeyip yanardık Yaylanın suyunu içer kanardık Güvecin içine pide banardık Yufka yınan cacık düresim geldi. Kurulan pazarın Salı’ydı adı Bir gün önce gelir yabancı yâdı Ağzımda duruyor yoğurdun tadı Toprağına yüzüm süresim geldi. Yaylayı yazıyı yaya teperdik Kuzu canlanınca saya yapardık Bayram gelir küs elini öperdik Hısım akrabayı göresim geldi. AKÇINAR’ım, sevdasını gizledim Sıla diye yüreğimi közledim Emirdağ’ın tozunu da özledim Kaderimden hesap sorasım geldi