Tarık Akan'ın Devrimci Olduğu O An...

Devrim ateşinin kozu ilk kez 75 yılında yüreğine düşmüştü. Arkadaşı Kozalak Zeki’nin SES dergisine fotoğraflarını gönderip onu meşhur etmesinin üzerinden sadece 5 yıl geçmişti. Yönetmen Ertem Eğilmez ondaki ışığı görmüş, Tahsin Tarık Üregül adını Tarık Akan olarak değiştirmişti. Onu oğlu gibi sevmiş, Akan’ın filmlerde oynadığı karaktere oğlunun adı Ferdi’den yola çıkarak Ferit adını vermişti. Tarık Akan, o 5 yıla tam 33 film sığdırmıştı. Türkân Şoray, Fatma Girik, Hülya Koçyiğit, Gülşen Bubikoğlu gibi kadın yıldızlarla romantik melodram filmlerde rol almıştı. 1973 yılında altın portakal en iyi erkek oyuncu ödülüne layık görülmüştü. Uzun boyu, yeşil gözleri, filmlerde oynadığı başlangıçta hayta, şımarık; ama sonradan dürüst, sevecen âşık rolleriyle kadınların arzu duyduğu bir figürdü artık. Yakışıklılığı, giderek yükselen oyun gücü Tarık Akan’a şu unvanı vermişti: Veliaht prens! Bütün “en”ler Akan içindi. En yakışıklı, en çok aranan, en güzel gülüşlü, en uzun boylu, en güzel saçlı, en güzel gözlü, en sevilen... Zor bir hayattan gelmişti. Hem çalışmış hem okumuş, emeğin ve hak etmenin zorluğunu tatmıştı. Bundan mıdır bilinmez; ulaştığı şöhret ve maddi imkânlar onu mutlu etmeye yetmemişti. İçinde bir boşluk vardı, bir şeyler onu rahatsız ediyor ama henüz ne olduğunu bilmiyordu. 1974 yılında “Kanlı Deniz” adlı bir filmde rol aldı. Bu filmdeki Ahmet Kaptan rolünde de hâlâ temiz yüzlü, kalpleri fetheden güzellikte bir genç delikanlıydı. Fakat; şımarık zengin çocuğu değil kılıçbalığı avcısıydı; emekçiydi, ekmek kavgasındaydı. Bu filmle beraber artık sosyal içerikli filmlerde olmak istediğini anladı. Bunu Ertem Eğilmez’e anlatması güç olacaktı. O da bir öneriyle gitmeye karar verdi. Her şey o andan sonra başladı...