#6 But Daddy, I Love Him - Taylor Swift Şarkı Çevirisi

Herkese merhaba, çekmesi çok uzun süren bu videoda Taylor Swift'in The Tortured Poets Department albümündeki altıncı şarkı olan But Daddy I Love şarkısından bahsediyorum. Yanlış çevirmişsin demeden önce aslında burada bir çeviri değil, şarkının amacını göz önünde bulundurarak tamamen yerelleştirme yöntemiyle ilerlediğimi hatırlatmak isterim. Umarım zevk alırsınız. İyi seyirler! ------------------------------------------ ❏ BENİ TAKİP EDİN! ❏ ➫ Instagram:   / okudemedim   ➫ Spotify listesi "dinledemedim": https://rb.gy/05lmi7 ➫ TikTok: https://rb.gy/oy1n71 ➫ Goodreads:   / demet-balyemez   ------------------------------------------ ❏ VİDEODA BAHSETTİĞİM VİDEOLAR ❏ Bu şarkıyı açıklayan bahsettiğim TikTok videosu: https://www.tiktok.com/@lyric.ology/v... Taylor Swift'in Blank Space'i açıkladığı video:    • Taylor swift explained “ blank space”   ------------------------------------------ ❏ VİDEONUN BÖLÜMLERİ ❏ 00:00 Giriş 01:22 Şarkı ne hakkında? 06:22 Sarah ve Hannah kim? 07:57 High horse ne demek? 10:24 Fourth wall (dördüncü duvar) terimi 13:00 Precocious ve cautious arasındaki fark 14:00 Convene ve city hall ilişkisi 15:40 The lady doth protest too much ve Hamlet 21:39 Cater ne demek? 23:10 Sanctimoniously ve soliloquy 25:30 White noise 27:20 Wine mom ------------------------------------------ ❏ ŞARKININ ÇEVİRİSİ ❏ I forget how the West was won I forget if this was ever fun I just learned these people only raise you to cage you Batının nasıl kazanıldığını unuttum Bu iş zevk veriyor muydu? Unuttum Öğrendiğim bir şey var, o da bu insanların sizi Sadece kafese kapatmak için baş tacı ettikleri Sarahs and Hannahs in their Sunday best Clutching their pearls, sighing "What a mess" I just learned these people try and save you ... cause they hate you Ayşeler Fatmalar en iyi elbiselerini giymişler Yürekleri ağızlarında, diyorlar “yazık kıza” Öğrendiğim bir şey var, o da bu insanların sizi Sizden nefret ettikleri için ıslah ettikleri Too high a horse For a simple girl to rise above it They slammed the door on my whole world The one thing I wanted Ben basit bir kızım Aşamıyorum bu kibri Bütün dünyamı tek seferde Başıma yıktılar sanki Now I'm running with my dress unbuttoned Screaming "But Daddy I love him!" I'm having his baby No, I'm not, but you should see your faces Ama ben elim eteğimde koşuyorum umarsızca Çığlıklarım yankılanıyor, “Ama babacığım, ben ona aşığım” Karnımda çocuğunu taşıyorum Aslında yalan söyledim ama, yüzünüzün halini görecektiniz I'm telling him to floor it through the fences No, I'm not coming to my senses I know he's crazy but he's the one I want Sevgilime sesleniyorum, çık gel gecenin bir yarısı Hayır, toplamıyorum başıma aklımı Biliyorum delinin teki Ama istemiyorum başka birini Dutiful daughter, all my plans were laid Tendrils tucked into a woven braid Growing up precocious sometimes means not growing up at all Anasının sözünden çıkmaz, planları hazır Saçları örülü, hem de nasıl Erken olgunlaşan meyve her zaman ham kalır He was chaos, he was revelry Bedroom eyes like a remedy Soon enough the elders had convened Down at the city hall Sevgilim tam bir kaos, tam bir cümbüş Bakışlarında gizli öpüş Alimlerin toplanması gecikmedi Aşağıdaki şehir meydanında "Stay away from her" The saboteurs protested too much Lord knows the words we never heard Just screeching tires and true love “Ondan uzak dur” Diyen sabotajcılar, itirazı fazla kaçırdılar Allah bilir daha ne söylemişlerdir Kara tahtada çınlayan tırnak sesleri ve gerçek aşk I'll tell you something right now I'd rather burn my whole life down Than listen to one more second of all this bitching and moaning Size bir çift laf edeyim Sizin bu şirretliklerinizi ve dırdırlarınızı dinlemektense Bütün hayatımı bir kibritle ateşe veririm daha iyi I'll tell you something about my good name It's mine alone to disgrace I don't cater to all these vipers dressed in empath's clothing Size bir çift laf edeyim namusumla (itibarımla) ilgili Kirlenecekse de ben kirletirim Bana değer veriyormuş gibi görünen bu engereklere çanak tutmam ben God save the most judgmental creeps Who say they want what's best for me Sanctimoniously performing soliloquies I'll never see Allah bu yargılayıcı yaltakçıları ıslah etsin Benim iyiliğimi düşündüklerini söylerler hep Dindarlıkları hep bana kadar Şimdi kendi kendilerine konuşup dursunlar Thinking it can change the beat Of my heart when he touches me And counteract the chemistry And undo the destiny Bilmezler mi ki benim kalbim başka atar Onun bir dokunuşuyla Zannediyorlar mı ki bunu değiştirebilirler Aramızdaki bu büyüyü bozup Kadere karşı gelebilirler You ain't gotta pray for me Me and my wild boy And all this wild joy If all you want is gray for me Then it's just white noise And it's just my choice Senin duana kalmadık Deli sevgilim ve ben Mutluluğumuza el değemez Son kısmı ekleyemedim, sığmadı :)