Kar Küresi Kızı

Bu da benim 8. şarkım olsun. Ayrıca Kar Küresi Kızı, eğer bu şarkıyı dinlediysen lütfen sesimi duy artık. Şu görünmez duvarlarını kaldırıp kaçmaya bir son ver ya da sadece vur-kaç yapıp beni peşinden sürükleme lütfen. [Sözler] Yine camın arkasında duruyorsun öylece, Bir kar tanesi düşüyor omzuna, elin değmiyor tene. Sekiz koca yıl, duvarlar hep aynı renkte, Ben dışarıda ayazdayım, sen o şık fanusta içerde. Kar küresi kızı, kırılmaz bir mesafesin, Seslensem duymazsın, söylesem bilmezsin. Benim dünyam savrulurken sen yerinde sabitsin, Bir kez "git" dedin, o günden beri sessizsin. Ulaşılamaz, dokunulamaz, sadece izlenirsin... 21 Haziran, Şebnem Ferah’ın o sesi, Yanımdaydın, nefesin karışıktı geceye, kısa bir nefesti. Mutluluk dediğim, senin bir anlık gülüşünmüş, Sonra yine o cam, yine o görünmez kördüğüm oluşmuş. Heykeller boyadık seninle, parmak uçlarımızda beyaz toz, Sinema salonunda yan yana, sanki birazcık yoz. Herkesi sildim senin o tek bir bakışın için, Sen başkalarına koşarken, ben kendi kendimi biçtim. Reddedilmekten korktum, "kalsak" dedim, cevabı kendim seçtim... Şimdi başka eller, başka hikayeler, başka sesler, Senin o cam fanusunda mevsimler değişir, gün geçer. Benimse saatim durdu, o anın içinde hapsoldum, Senin camın dışından, kendi camıma kırıldım. Kar küresi kızı, kırılmaz bir mesafesin, Seslensem duymazsın, söylesem bilmezsin. Benim dünyam savrulurken sen yerinde sabitsin, Bir kez "git" dedin, o günden beri sessizsin. Ulaşılamaz, dokunulamaz, sadece izlenirsin... Sadece izlenirsin... Sadece camın ardından... Sekiz yıl, koca bir kış, bitmez bir masal gibi. Hâlâ oradasın. Hâlâ kar yağıyor üstüne. Ve ben, hâlâ dışarıda... Ayazdayım.